Parıltılar (15): Sünni kaynaklara göre sahabi Cabir b. Abdullah’ın İmam Muhammed Bâkır’a Hz. Peygamber’in selamını iletmesi
- Medyasafak.net
- EHL-İ BEYT OKULU
- 20.08.2026
Câhiz, Haşimilerin Emevilere karşı görüşlerini açıklarken şöyle yazar: “Dediler ki: Muhammed bin Ali bin Hüseyin... Hicaz fakihlerinin seyyidiydi. İnsanlar fıkhı ondan ve oğlu Cafer'den öğrendi. O, "el-Bâkır; ilmi yarıp çıkaran" lakabıyla anılırdı. Allah'ın Elçisi, o henüz dünyaya gelmeden önce bu lakabı ona vermişti. Peygamber onun varlığını müjdeledi ve Cabir bin Abdullah'a onu göreceğini vaat ederek şöyle buyurdu..."
Ebu Osman el-Câhiz (ö. h. 255):
Muhammed bin Ali bin Hüseyin [İmam Bâkır], büyük dert ve belalara duçar olmuş birine [incinmesin diye] Allah'a sığınma (istiâze) duasını duyurmazdı. Hizmetçi kıza ve köleye, yoksul biri için "Ey dilenci!" demelerini yasaklardı. O, Hicaz fakihlerinin efendisiydi. İnsanlar fıkhı ondan ve oğlu Cafer'den öğrendiler. O, "el-Bâkır" ve "Bâkır'ul-İlim (ilmi yarıp çıkaran)" lakabıyla anılırdı. Resulullah (s.a.v.) ona bu lakabı o henüz dünyaya gelmeden önce vermiş, onun geleceğini müjdelemiş ve [sahabî] Cabir bin Abdullah'a onu göreceğini vaat ederek şöyle buyurmuştu: "Onu çocukken göreceksin, onu gördüğünde benden ona selam söyle." Nitekim Cabir, onu görene dek yaşadı ve kendisine vasiyet edilen şeyi (selamı) ona iletti.
(er-Resâilü's-Siyâsiyye, s. 452, Haşim'in Abdüşşems'e Üstünlüğü Risalesi).
Yine Câhiz, Haşimilerin Emevilere karşı görüşlerini açıklarken şöyle yazar:
“Dediler ki: Muhammed bin Ali bin Hüseyin... Hicaz fakihlerinin seyyidiydi. İnsanlar fıkhı ondan ve oğlu Cafer'den öğrendi. O, 'el-Bâkır; ilmi yarıp çıkaran' lakabıyla anılırdı. Allah'ın Elçisi (s.a.v.), o henüz dünyaya gelmeden önce bu lakabı ona vermişti. Peygamber (s.a.v.) onun varlığını müjdeledi ve Cabir bin Abdullah'a onu göreceğini vaat ederek şöyle buyurdu: 'Yakında onu çocukken göreceksin. Onu gördüğünde, benden ona selam söyle!' Cabir, onu görene dek yaşadı ve kendisine vasiyet edilen şeyi ona iletti.”
Peygamber Efendimiz'in (s.a.a.) selamının Cabir bin Abdullah aracılığıyla İmam Bâkır'a (a.s.) ulaştırılması hadisi, İbn Kuteybe ed-Dîneverî tarafından da nakledilmiştir (Uyûnü'l-Ahbâr, C. 1, s. 312). Ayrıca bu hadis diğer kaynaklarda; Mufaddal bin Abdullah'tan, Eban bin Tağlib'den, İmam Bâkır'dan (a.s.) (Taberî Tarihi, c. 11, s. 642); Abdullah bin Meymun'dan, İmam Sadık'tan (a.s.), babasından (a.s.) (Şerhu'l-Ahbâr, c. 3, s. 276; el-İrşâd, c. 2, s. 158; Buğyetü't-Taleb fî Târihi Haleb, thq. Zekkar, c. 6, s. 2800); Said bin Muhammed'den, Ebu Zübeyr'den (Tarih-i Dımaşk, c. 54, s. 276), Süfyan bin Uyeyne'den, Ebu Zübeyr'den (Tarih-i Dımaşk, c. 54, s. 276), Eban bin Tağlib'den, İmam Sadık'tan (a.s) (el-Kâfi, c. 1, s. 469; İhtiyâru'r-Ricâl, s. 41; el-İhtisâs, s. 62) ve Amr bin Şimr'den, Cabir bin Yezid'den (İlelü'ş-Şerâyi', c. 1, s. 233) farklı rivayet metinleriyle yer almıştır.
Medya Şafak Notu: Şimdi de Diyanet İslam (!) Ansiklopedisi’ndeki M. Yaşar Kandemir tarafından yazılan Cabir b. Abdullah maddesine bakalım:
“Yine Şiî kaynaklı rivayetlere göre Hz. Peygamber’in İmam Bâkır’a gönderdiği selâmı Câbir onu bularak bizzat tebliğ etmiştir (Tabersî, s. 262-263). … Bu gibi iddiaların hiçbiri Sünnî kaynaklarda yer almamaktadır.”
Kaynak: https://t.me/Al_Meerath
Çeviri: Medya Şafak