Dr. Şehriyar Zerşinas, Cevad Zarif’in Çin, Mao ve ABD ile ilişkiler hakkındaki liberal tezlerini nasıl çürüttü?
- Medyasafak.net
- ANALİZ
- 22.10.2026
"Eski devlet adamlarımızdan birinin (Cevad Zarif'i kastederek) Mao hakkında bir şeyler söylediği kısa bir videosunu gördüm. Diyor ki, 'Mao Amerika ile anlaştığı zamandan itibaren büyüdü, tanındı ve Çin'i o zamandan itibaren güçlendirdi.' Bunun hiçbir temeli yoktur."
"Eski devlet adamlarımızdan birinin (Cevad Zarif'i kastederek) Mao hakkında bir şeyler söylediği kısa bir videosunu gördüm. Diyor ki, 'Mao Amerika ile anlaştığı zamandan itibaren büyüdü, tanındı ve Çin'i o zamandan itibaren güçlendirdi.'
Bunun hiçbir temeli yoktur.
Bakın, Amerika; Fransa ve Japonya ile birlikte 1837'den itibaren Çin'e bir Afyon Savaşı dayattı. Bu savaş 1837'den 1842'ye kadar sürdü. Çin'i işgal ettiler, Çin'i egemenlikleri altına aldılar.
Çin'in Afyon Savaşı'nı kaybettiği 1842 yılından, Mao'nun önderliğinde devrim yaptığı 1949 yılına kadar, Çin'in 100 yıllık karanlık bir tarihi vardır. Eğer devrim olmasaydı, 1949 yılında Çin bölünme, parçalanma aşamasındaydı.
O devrime Mao liderlik etti. Mao, tarihteki en radikal liderlerden biriydi ve Marksist bir pozisyondan, şiddetli bir şekilde Amerikan karşıtıydı. (Mao'nun Amerika ile kavgası medeniyetler arası bir kavga değildi, çünkü ikisi de modern Batı medeniyetinin iki farklı kutbuna aitti; Mao modern sosyalizmin temsilcisiydi, Amerika ise modern liberal kapitalizmin).
Ama Mao hiçbir şekilde anlaşarak ve uzlaşarak Çin'i güçlendirmedi. Mao 1949'da devrim yaptığında, hemen ardından Amerika ve birkaç ülke Kore Savaşı'nda onlara saldırdı. Çin kendisini savundu, savaşı kazanmayı başardı, saldırıyı defetti.
Çin Amerika ile ilişkisini tamamen kesti. Sonra neye yöneldiler? Atom bombasını elde etmeye ve altyapılarını kurmak için yaklaşık 30 yıllık devasa bir çabaya. Bu süreçte Çin halkı büyük krizler atlattı; açlıklar, kıtlıklar, sefaletler... Ve sonra altyapılarını sağlamlaştırdılar.
Ping-pong diplomasisi, Kissinger'ın Mao ile görüşmesi ve Amerika-Çin uzlaşması olayları; Çin'in artık hem ekonomik altyapısını inşa edip büyük bir güce dönüştüğü, hem de atom bombasına sahip olduğu zamana denk gelir. Yani Amerika'nın artık onunla baş edemeyeceği zamana. Ancak o zaman bu müzakereler başlamıştır.
Şuna da dikkat edin: Bu görüşmelerin gerçekleştiği 1974 yılında Çin küresel pazara falan girmiyor. 1976'da Mao ölüyor, sonra Hua Guofeng başa geçiyor. Ancak 1985'te Deng Xiaoping'in gelmesiyle Çin küresel ekonomiye ve yeni neoliberal politikalara dahil oluyor.
Bunu söyleyen kişi (Zarif) ya tarih bilmiyor ya da demagoji yapıyor. Bu söyledikleri hiçbir şekilde tarihle uyuşmuyor. Çin, özellikle de Mao döneminde çok radikal bir şekilde Amerikan karşıtıdır."
Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=PiDtxkTT930
Medya Şafak