The Cradle: İran'ın Şangay İşbirliği Örgütü'ne üye olması ne anlama geliyor?

The Cradle: İran'ın Şangay İşbirliği Örgütü'ne üye olması ne anlama geliyor?
ŞİÖ üyeliğinin örtük siyasi ve güvenlik faydaları da önemlidir. İran, ihracat pazarlarını çeşitlendirmek için geniş ve büyük nüfuslu Avrasya bölgesine daha iyi erişim sağlayabilecek, ancak daha da önemlisi, ŞİÖ de ilk kez Batı Asya'ya giriş yapacak. Karayla çevrili Orta Asya’nın ŞİÖ üyeleri de böylece İran'ın limanları ve su yollarına ulaşabilecekler.

 

 

İran’ın Şangay İşbirliği Örgütü’ne üye olması ne anlama geliyor?

 

 

Abas Aslani

 

 

The Cradle

 

 

17 Ağustos 2021

 

 

6 Ağustos'taki göreve başlama töreninde konuşan İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, İran halkının 2021 cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki mesajının değişim çağrısı olduğunu söyledi. Reisi ayrıca “Dünya değişiyor ve ulusların çıkarları yeni dünyayı anlamaya ve yükselen güçlerle stratejik etkileşime bağlı. Başarılı bir dış politika dengeli dış politika olacaktır” vurgusunda bulundu.

 

Yeni İran cumhurbaşkanı, selefinin aksine, ilk basın toplantısında gazetecilere verdiği demeçte dış politikasının İran nükleer anlaşması olarak da bilinen Kapsamlı Ortak Eylem Planı (JCPOA) ile başlamayacağını ve anlaşmayla sınırlı olmayacağını söyledi.

 

Cumhurbaşkanı Reisi’nin sözleri, İran’ın dış politikasının yeni yönetimde daha da Doğu’ya kayacağı yönündeki spekülasyonları ateşledi. Başkan Reisi, "yeni dünya" derken, muhtemelen kısmen Çin'in büyük bir küresel ekonomik güç olarak yükselişine atıfta bulunuyordu. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Ali Şemkerani de, 11 Ağustos'ta Rusya Güvenlik Konseyi Sekreteri Nikolay Patrushev ile yaptığı telefon görüşmesine atıfta bulunan bir tweet ile bu spekülasyonları güçlendirdi: “İran’ın, Şangay İşbirliği Örgütü’ne üyeliği önündeki politik engeller kaldırıldı ve İran'ın üyeliği teknik formalitelerden sonra kesinleştirilecek.”

 

ŞİÖ'nün yaklaşan yıllık zirvesi Eylül ayı ortasında Tacikistan'ın Duşanbe kentinde yapılacak [Bugün (17 Eylül) gerçekleşti; Medya Şafak]. Bir kaynak The Cradle'a verdiği demeçte, Tacikistan'ın, dönüşümlü başkan ve zirvenin ev sahibi olarak İran cumhurbaşkanını konferansa davet ettiğini söyledi.

 

Liderler zirvesinde İran'ın daimi üyeliği onaylanırsa bu durum, muhafazakâr Reisi yönetiminin İran'ın doğu güçleri, Çin ve Rusya ile resmi yakınlaşmasına yönelik ilk büyük adımı olacak. Daha da önemlisi, İran'ın 1979 İslam Devrimi'nden bu yana ilk kez bölgesel bir kolektif güvenlik bloğuna katılımına işaret edecek.

 

ŞİÖ şu anda Çin, Rusya, Hindistan, Kazakistan, Kırgızistan, Pakistan, Tacikistan ve Özbekistan dâhil olmak üzere sekiz üye devletten oluşmaktadır. İran, 2005 yılından bu yana örgütte gözlemci statüsünde bulunuyor. İran'ın organa katılımı konusu liderler düzeyindeki toplantılarda iki kez gündeme getirildi, ancak her ikisinde de reddedildi. İlk başvuru 2006 yılında yapılmış ve İran'ın BM Sözleşmesi’nin 7. Bölümüne dâhil edilmesi nedeniyle reddedilmiştir. Üyelik, ŞİÖ üye devletlerinin örgütün tüzüğü kapsamında birbirlerine karşı yükümlülükleri olduğu ve İran'ın yaptırımlar altında olması yüzünden bu sorumlulukların yerine getirilemeyeceği gerekçesiyle reddedildi.

 

2015 nükleer anlaşması ve ardından uluslararası yaptırımların kaldırılması, İran'ın daimi ŞİÖ üyeliği için ikinci bir başvurusuna yol açtı. Bu da Tahran'ın Tacikistan İslami Hareketi'ni desteklediğine inanan Tacikistan tarafından reddedildi.

 

Bu kayıt İran'ın tam üyelik statüsünü tehlikeye atıyor gibi gözükse de, küresel sahnedeki yeni gelişmeler Tahran'ın ŞİÖ'ye katılımı için işaretlerin iyiye gittiğini gösteriyor. Son yıllarda ABD'nin Çin, Rusya ve İran'a yönelik amansız baskısı ve yaptırımları, üç ülkeyi ABD'nin hegemonik taleplerine karşı koymak için çeşitli cephelerde yakınlaşmaya sevk etti. Ancak ABD'deki son yönetim değişikliğinin, Pekin ve Moskova'nın Washington ile olan ilişkilerini geliştirmeye çok az yaradığı görülüyor. Yükselen bu iki güç için ABD başkanı Joe Biden, eski Başkan Donald Trump'a göre daha iyi bir şık değil, hatta potansiyel olarak daha da kötü. Biden yönetiminde en azından JCPOA'ya tek taraflı bir dönüş görmeyi umut eden İran için de aynı şey geçerli.

 

Bugün Çin, Rusya ve İran'ın, ilerlemelerini her fırsatta engellemeye çalışan Batı hâkimiyetindeki örgütlerle rekabet edebilecek bir bloğa üye olmak için daha net nedenleri var. ŞİÖ'nün doğası ve işlevi NATO gibi Batılı ittifaklardan farklı olabilir; ancak şimdi yola koyulursa, en azından dolaylı olarak ve uzun vadede Amerikan hegemonyasına karşı koyma potansiyeline sahip olacaktır.

 

İran'daki yeni yönetim, tam ŞİÖ üyeliğinin siyasi, güvenlik ve ekonomik faydalarını da yakından takip edecek. ŞİÖ, ülkeye karşı uygulanan agresif ABD yaptırımlarına rağmen İran'ın başvurusunu bu sefer kabul ederse, üye devletlerin ABD buyruklarının dokunulmazlığı konusundaki endişelerini giderdiklerini ve hatta bunları aşmaya hazır olduklarını gösterecek. Örneğin Çin, İran'dan petrol alımını durdurmayarak bir süredir Amerikan kararlılığını test ediyor. Bu, başlı başına Tahran'ın omuzlarından büyük bir yük alacak. Artık zorlu yolunda tek başına yürümesi beklenmeyecek.

 

ŞİÖ üyeliğinin örtük siyasi ve güvenlik faydaları da önemlidir. İran, ihracat pazarlarını çeşitlendirmek için geniş ve büyük nüfuslu Avrasya bölgesine daha iyi erişim sağlayabilecek, ancak daha da önemlisi, ŞİÖ de ilk kez Batı Asya'ya giriş yapacak. Karayla çevrili Orta Asya’nın ŞİÖ üyeleri de böylece İran'ın limanları ve su yollarına ulaşabilecekler. Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi İran'ın kuzeyinden geçen büyük bir karayolu arterini şimdiden onayladı ve İslam Cumhuriyeti'nin enerji kaynaklarından, suları ve kara yollarının birleşiminden vazgeçmek zor olacaktır. Tahran'ın 2021'in başlarında Avrasya Ekonomik Birliği (EAEU) ile geçici bir serbest ticaret anlaşmasına vardığını belirtmekte fayda var. Çin ve Birlik sırayla İran'ın EAEU'ya tam kapsamlı üyeliği için bir plan üzerinde çalışacak.

 

Bu gelişmelere paralel olarak İran, Çin ile 25 yıllık kapsamlı bir stratejik anlaşma imzaladı ve Rusya ile de önceden var olan, uzun vadeli anlaşması üzerinde çalışmaya başlamak üzere. Her iki güç de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleridir ve özellikle ABD'nin "azami baskı" döneminde İran'ı cezbeden sağlam siyasi, askeri ve ekonomik tekliflere sahiptir.

 

ŞİÖ üyeliği kabulü konsensüse dayansa da, Pekin ve Moskova örgütteki ana itici güçlerdir ve İran'ın üyeliğinin önünü açabilirler. İran'ın Tacikistan ile ilişkisi gelişmeye devam ediyor ve Tacikistan, Tahran'ın başvurusuna itirazını açıktan ve özelden geri çekti. Tacikistan Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı Reisi'nin göreve başlama törenine katıldı ve onunla bire bir görüştü. Ve bu yılın başlarında, Tacikistan ve İran, terörizme karşı askeri işbirliğini genişletmenin temellerini attı.

 

İran'ın ŞİÖ üyelik beklentilerinin Duşanbe'deki Eylül toplantısından önce teyit edilmesi pek mümkün olmasa da, yıldızlar bu sefer iyi hizalanmış durumda. ABD'nin Rusya, Çin ve İran'la karşı karşıya gelmesi, Afganistan, Suriye ve Yemen'deki küçük düşürücü kayıpları, Irak'taki birliklerinin geri çekilmesi, Çin'in Batı Asya'daki artan ayak izleri ve Amerika'nın genel hegemonik irtifa kaybı; tüm bu faktörler küresel güç dengesinde sismik bir değişimi davet ediyor. Ve bununla birlikte, birkaç yıl önce göremeyeceğimiz yeni ve beklenmedik resmi ittifakların gerçekleşmesi ihtimali doğuyor.

 

 

Çeviri: Medya Şafak